arzu etmek

v. desire, long, want, wish for, hope
* * *
desire

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • arzu etmek — yürekten istemek Düşündüğüm, arzu ettiğim gibi saf bulduğum bu adama hürmet ederdim. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • arzu — is., Far. ārzū 1) İstek, dilek Kendi arzumla Anadolu ya gitmek kararını verdim. R. H. Karay 2) Heves İçimde nice zamandan kalma bir arzu var. A. İlhan Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller arzu duymak arzusu kalmak arzu etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • arzu duymak — birine veya bir şeye karşı istek duymak Koşmak, raksetmek, tehlikeli jimnastik hünerleri icra etmek arzuları duyuyordum. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tilemek — arzu etmek, istemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kösemek — arzu etmek III, 265 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • temennî — (A.) [ ﯽﻨﻤﺕ ] istek, arzu. ♦ temennî edilmek arzu edilmek. ♦ temennî etmek arzu etmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • dilemek — i 1) Birinden bir şeyin yapılmasını istemek, rica etmek, arzu etmek Yalnız bu hususta beni bağışlamanızı dilerim. M. Ş. Esendal 2) nsz Biri için bir dilekte bulunmak Karadakiler her lisandan hayırlı yolculuklar dilediler. R. H. Karay 3) mec.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • özlemini duymak — yürekten istemek, arzu etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • can atmak — şiddetle arzu etmek, çok istemek Gözüne kestirdiği, daha doğrusu, suçlamak için can attığı birisi var. T. Buğra …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yürekten çağırmak — aşırı derecede arzu etmek, istemek Bu kadar yürekten çağırma beni / Bir gece ansızın gelebilirim. Şarkı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • köñüllenmek — gönüllenmek; (çocuk) düşünmek ve anlamak; arzu etmek, II I, 408 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.